Tolga Ersarı

Tolga Ersarı

tolgaersari@hotmail.com

Tüm Yazıları

Arka arkaya aldığı galibiyetlerle bir ivme yakalayan Beşiktaş, bu maçlardaki enerjisini ve etkinliğini Kasımpaşa karşılaşmasında gösteremedi. Dengede giden karşılaşmanın 15. dakikasında Kasımpaşa’nın on kişi kalması Beşiktaş için önemli bir avantajdı. Ancak siyah- beyazlılar bu avantajı kullanamadılar. Hatta maçın son bölümüne kadar Kasımpaşa’nın bir kişi eksik oynadığı hissedilemedi. Nitekim ilk golü atıp öne geçmeyi başaran da on kişi oynayan Kasımpaşa oldu.

İleride çoğalamayan ve geri dönüşlerde de büyük sıkıntılar yaşayan Beşiktaş’ın etkisiz oyununa rağmen Caner Erkin ile beraberliği yakalaması, siyah- beyazlılar için ikinci bir şans oldu. Bu anlamda Abdullah Avcı’nın ikinci yarıya çıkarken bu şansı değerlendirmesi ve gerek oyun gerekse de skor üstünlüğünü eline geçirebilmek için değişiklikler yapması gerekirdi. Esasen Abdullah Avcı’nın ikinci yarıya Rebocho’nun yerine Lens’i oyuna alarak başlaması ve Caner Erkin’i sol beke çekmesi doğru bir tercih olurdu. Aynı şekilde Umut Nayir de ikinci yarının başında oyuna dahil edilmeliydi. Ancak Abdullah Avcı, Umut Nayir’i skor 2-1 olduktan sonra dakika 60’da sahaya sürerken Rebocho- Lens değişikliğini ise ancak skor 2-2 olduktan sonra 72’de yaptı. 84’de ise artık iyice risk alarak Güven Yalçın’ı da oyuna aldı.

Haberin Devamı

Gelgelelim, Lens ve Umut Nayir değişiklikleri gerçekten de oldukça geç yapıldı. Bu arada Umut’un oyuna girmesinden sonra Caner Erkin’in bir süre sağ açıkta oynatılması da ayrı bir tuhaflıktı. Kısacası Abdullah Avcı, Beşiktaş’a oldukça zaman kaybettirdi. Hatta siyah- beyazlılar puan da kaybedebilirlerdi. Yani bu maçta futbolcular kadar Abdullah Avcı da formsuzdu.

Geç de olsa değişiklikler kendisini gösterdi. On kişi oynayan rakibi karşısında etkisiz kalan ve de 2-1 mağlup duruma düşen Beşiktaş, Umut Nayir’in iki golü ile fantastik bir şekilde üç puana ulaştı. Umut’un özellikle 90+5’de Lens’in harika getirip güzel bir şekilde kale önüne gönderdiği topta attığı üçüncü gol, Kara Kartal için adeta hayat öpücüğü oldu.

Daha önce de belirttiğim gibi, Umut Nayir benim bir alt ligde Göztepe forması giydiği günden beri takip ettiğim ve inandığım bir futbolcu. Bu sezon forma giydiği maçlarda görevini başarıyla yerine getiren genç futbolcu, Burak Yılmaz’ın çok etkisiz kaldığı Kasımpaşa maçında da oyuna girdikten sonra attığı gollerle Beşiktaş’ı mağlubiyetten galibiyete taşıyan isim oldu. Umut Nayir’in Türk futbolunun önemli golcülerinden biri olacağına inanıyorum.

Haberin Devamı

Elbette Beşiktaş’ta Kasımpaşa karşısında etkisiz kalen sadece Burak Yılmaz değildi. Aslında iyi olan oyuncu sayısı azdı. Pozitif futboluyla en çok öne çıkan ise Atiba’ydı. Kanadalı futbolcu, ilerlemiş yaşına rağmen sahada basmadık yer bırakmadı. O yaşına rağmen attığı deparların yanında oyuna ve skora tepki gösteren, direnen ve hırsını ortaya koyan da Atiba’ydı. Onun performansına yaklaşan ise iki asiste imza atan Gökhan Gönül’dü. Caner ve Elneny de bir şeyler yapmak için çabalayanların arasına isimlerini yazdırdılar. Oyuna sonradan dahil olan Lens de önemli bir performans ortaya koydu. Hollandalı futbolcu bu performansını devam ettirebilse Beşiktaş’ın önemli silahlarından biri olur. Zaten onun en büyük problemi devamlılığı sağlayamaması.

Haberin Devamı

Kasımpaşa neredeyse bütün maçı on kişi oynamasına rağmen harika bir mücadele örneği sergiledi. Mücadeleleri ve oynadıkları futbol yenilgiyi hak etmiyordu. Ama futbol işte böyle bir şey. Esasen onlar için iki kırılma noktası oldu. Birincisi, Mustafa Pektemek’in skor 2-1 iken kaleciyle karşı karşıya kalıp kaçırdığı pozisyon; diğeriyse 90+4’de Koita'nın kullanamadığı top. Zaten o topun dönüşünde Beşiktaş’ın galibiyet golü geldi.

Koita, Kasımpaşa’da öne çıkan futbolculardan oldu. Lakin daha başarılı olabilirdi. Kimi toplarda hemen kendini yere bırakarak faul almaya çalıştı kimi topları da çok kötü bir şekilde ezdi. Oyundan atılmayıp sahada kalması ise tamamen hakemin hatasıydı!

Eski takımına karşı oynayan Quaresma 71.dakikaya kadar başarılı bir performans sergiledi. Kanatları etkili kullanan Portekizli futbolcu, Kasımpaşa’nın ikinci golünün de başlatıcısı oldu. Gerçekten de o golde, kendi yarı sahasından Hajradinovic'e uzun topla gönderdiği pas mükemmeldi. Ancak 71’den sonra oyundan düştü. Nitekim 71.dakikada ikili mücadelede Atiba’ya kaptırdığı topta Beşiktaş’ın beraberlik golü geldi.

Maçın kötülerinden biri de hakem Arda Kardeşler’di. Genç hakemin 15. dakikada Kasımpaşalı Hafez’e gösterdiği kırmızı kart tartışılabilir. Ancak ben o pozisyonda Atiba’nın topu ayağından çok fazla açtığı için bariz gol şansı olmadığını ve sarı kartın yeterli olduğunu düşünüyorum. Burada VAR’ın da Arda Kardeşler’i uyarması gerekirdi. Diğer taraftan Arda Kardeşler’in Koita’ya gösterdiği sarı kart da çok basitti. Ama bu basit kart daha sonra başka hatalara yol açtı. Örneğin Koita zaman geçirmek için topa vurduğunda ikinci sarı kart tartışması yaşandı. ( Bu arada hatırlarsanız hafta içerinde Galatasaray- Tuzlaspor maçında bundan çok daha basit bir pozisyonda Tuzlasporlu futbolcuya ikinci sarıdan kırmızı kart çıkmıştı! ) Ama 52. dakikada Koita’nın Gökhan Gönül’ün dudağının patlamasına neden olan müdahalesinde ikinci sarı kart kesinlikle çıkmalıydı. Ama Arda Kardeşler o kartı çıkartmadı ya da çıkartamadı ve Koita o pozisyondan dört dakika sonra Kasımpaşa’nın ikinci golünü attı! Kimi sarı kartları da süzemeyen Arda Kardeşler, maçın son bölümde Kasımpaşalı İlhan Depe’nin Gökhan Gönül’e vurduğu dirsekte de kırmızı kartı çıkartmadı. Aynı Umut Nayir gibi Arda Kardeşler de yıllar öncesinden bir alt ligden bildiğim bir hakem. O zamanlar 1. Lig’de de neredeyse her maçı olaylı geçiyordu. Ama kendisi üst klasman hakemi olmayı başardı. Gelgelelim Süper Lig’de de neredeyse her yönettiği maçta verdiği hatalı kararlarla olumsuzluklar yaşanmasına neden oluyor.

Sonuç olarak Beşiktaş, ölüp ölüp dirildiği maçta Umut Nayir ile hayata dönmeyi başardı. Ancak siyah- beyazlıların bu maçtan çıkartmaları gereken çok dersler var…

https://twitter.com/tolgaersari

https://www.facebook.com/tolgaersari/