1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

TGS: Amaç kalan yüzde 5'i de kontrol etmek

10 Aralık 2018

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Sözcü gazetesi yazar ve yöneticileri hakkında açılan davanın amacının, "medyada muhalif kalan yüzde 5'lik kesimi de kontrol altına almak" olduğunu söyledi.

https://p.dw.com/p/39orT
Türkei Protest Zeitung Sözcü erscheint mit leeren Seiten
Fotoğraf: Getty Images/AFP/Y. Akgul

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Sözcü gazetesi yazarları ve yöneticileri hakkında Gülen yapılanmasına bilerek yardım etme suçundan açılan davanın amacını, "medyada muhalif olarak kalan yüzde 5'lik kesimi de kontrol altına almak" diye tanımladı.

DW Türkçe'ye konuşan Durmuş, Sözcü'nün Gülen yapılanması aleyhinde yaptığı haberlere karşın örgüt üyeliği ya da yardımla suçlanmasının "akıl dışı" olduğunu belirtti. Durmuş, "AKP iktidarı son yıllarda kendine muhalif olan tüm kesimleri terör örgütü üyeliği ya da yardım suçlaması yaparak cezalandırıyor. Sözcü gazetesi FETÖ karşıtı yayınları ile ön plana çıkarken, bugün sahibi ve yazarlarının yardım etmekle suçlanması insan aklı ile dalga geçmek anlamına geliyor. Bu tarz suçlamalarla gazetelerin ve gazetecilerin kamuoyunda itibarları zedeleniyor, zayıflaması amaçlanıyor. Bugün Sözcü gazetesine ve yazarlarına yapılmak istenen de tam budur" ifadesini kullandı.

"Sözcü'nün etkisini azaltmayı amaçlıyorlar"

"Üzülerek söylemek zorundayım ki bu iktidar düşmanlaştırarak kazanıyor. Şimdi Sözcü okurları içinde 'Sözcü de mi FETÖ'cüymüş' duygusu yaratarak etkisini azaltmayı amaçlıyor" diyen Durmuş, hükümetin önümüzdeki Mart ayındaki yerel seçimleri de "toplumu ayrıştırarak ve düşmanlaştırarak" kazanmayı hedeflediğini söyledi.

TGS Başkanı Gökhan Durmuş
TGS Başkanı Gökhan DurmuşFotoğraf: Privat

Türkiye'de medyanın büyük bölümünün hükümete yakın isimlere ait olduğunu hatırlatan TGS Başkanı, "Medyanın yüzde 95'ini kontrolü altına almasına rağmen bununla yetinmeyen iktidar, muhalif olarak kalan yüzde 5'lik kesimi de bu şekilde kontrolü altına almaya çalışıyor" dedi.

Türkiye'deki medya mensuplarını dayanışmaya davet eden Durmuş, "Gazetecilere yönelik bu tarz suçlamalar asılsız gerçek dışı ve yıpratmaya yöneliktir. Hukukun bağımsızlığını yitirmesinden kaynaklı tek çözüm gazetecilerin kendi arasındaki dayanışması olacaktır. Gazeteciliğin suç olmadığını bu iktidara öğretmek zorundayız" ifadesini kullandı.

Çölaşan ve Doğru ile yöneticiler hakkında hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, Sözcü gazetesinin yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, İnternet Yayın Yönetmeni Mustafa Çetin ve İnternet Haber Koordinatörü Yücel Arı hakkında, "FETÖ silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Savcılığın hazırladığı 61 sayfalık iddianame, gönderildiği İstanbul 37'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce de kabul edildi. Dava kapsamındaki ilk duruşma 18 Ocak 2019'da yapılacak. Mahkeme, sanıkların da bu duruşmada hazır olması için çağrı kâğıdı gönderilmesine karar verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Sözcü yazarları Uğur Dündar ve Saygı Öztürk hakkında ise takipsizlik kararı verdi.

Sözcü gazetesinin internet sitesindeki haberde, 61 sayfalık metnin, gazete hakkında yine 31'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir başka davanın iddianamesinden "kopyala yapıştır" yapılarak hazırlandığı belirtildi.

Gazete hakkındaki diğer dava

Sözcü gazetesi hakkındaki diğer davanın beşinci duruşması geçen ay yapılmıştı. Söz konusu dava kapsamındaki 73 sayfalık iddianamede, gazetenin sahibi Burak Akbay'ın "silahlı terör örgütünü yönetme" ve "silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından 16,5 yıldan 30 yıla kadar hapsi istenirken; İzmir muhabiri Gökmen Ulu ile eski İnternet Sorumlu Haber Müdürü Mediha Olgun ve Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli'nin "silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçlarından 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisleri talep ediliyor.

Ulu, Olgun ve Yücekaleli'nin tutuksuz yargılandığı davanın geçen ayki duruşmasında, savcının esas hakkındaki mütalaasını hazırlamasına karar verilmişti. Mahkeme heyeti, yurt dışındaki Akbay hakkındaki yakalama emrinin infazının devamına hükmederek duruşmayı 12 Mart 2019'a ertelemişti.

DW/CÖ,BK

© Deutsche Welle Türkçe