Politika

TBMM'de 'ırkçılık' tartışması

AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş: HDP'den daha faşist bir parti yok

17 Aralık 2018 01:03

İçişleri Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde HDP milletvekilli Tülay Hatımoğulları'nın "İktidar ne yazık ki ırkçı kliğin ağır etkisi altına girmiştir" sözleri üzerine AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un "Burada HDP'den daha ırkçı ve faşist bir parti yoktur" ifadelerini kullandı.

TBMM’de İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde tartışma çıktı. Hükümetin politikalarını eleştiren HDP milletvekili Tülay Hatımoğulları, “Sayın Bakan, -Arjantin’deki darbecilerin bile yapmadığı gibi- analarımıza ‘paçoz’ dediniz” şeklinde konuştu. Bunun üzerine Soylu, “Cumartesi Anneleri’ne ‘paçoz’ diye bir söz söylemedim, o siyasi kolu olduğunuz PKK terör örgütüne ‘paçoz’ dedim” yanıtı verdi.

AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un “Burada HDP’den daha ırkçı ve faşist bir parti yoktur” sözleri HDP’lilerin tepkisine neden olurken, Soylu’nun CHP’lilere “DHKP-C’yle aranıza mesafe koyun dedim, hatırlıyor musun?” ifadeleri de tartışmalara yol açtı.

TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde HDP Grubu adında söz alan Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları, hükümetin uygulamalarını eleştirdi.

“OHAL’in Türkiye’de yarattığı acımasız serüvenden birkaç örnek vererek devam etmek istiyorum” diyen Hatımoğulları, 130 bin kişinin ihraç edildiğini, gösteri ve yürüyüşlere izin verilmediğini söyledi.

“Arjantin’de darbecilerin yapmadığını yaptınız”

DBP’li 96 belediyeye kayyım atandığını hatırlatan Hatımoğulları, “Bu belediyelerle ilgili yapılmış olan hiçbir araştırmada ve çalışmada zerre kadar yolsuzluğa rastlanmadı. Ama en büyük yolsuzluk, Sayıştay raporlarına baktığımızda, İstanbul ve Adana büyükşehir belediyelerindedir. Neden oralara kayyum atamadınız, neden oraları gözden geçirmiyorsunuz?” diye konuştu.

Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine izin verilmediği belirten Hatımoğlları, “Cumartesi Anneleri’ni adeta saçından, tülbendinden sürükleyerek gözaltına aldınız. Bununla da yetinmediniz, Sayın Bakan, sizler -Arjantin’deki darbecilerin bile yapmadığı gibi- analarımıza ‘paçoz’ dediniz, bununla da yetinmediniz, Sayın Eş Başkanımız Pervin Buldan’ı tehdit ettiniz. Komisyon toplantısında Ebru Günay arkadaşımızı tehdit ettiniz, parmak salladınız” dedi.

“HDP’den daha faşist bir parti yok”

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Hatımoğulları’nın “İktidar kendi faşist rejimini daha da derinleştirmek için sadece 15 Temmuz askerî darbe girişimini bir lütuf olarak görmedi; Orta Doğu’daki gelişmeleri de Allah’ın lütfu olarak gördü” sözlerini yanıt verdi.

HDP’yi “Emperyal güçlerin taşeronluğunu yaptığını” savunan Muş, “Türkiye’de eğer bir faşist parti aranıyorsa Halkların Demokratik Partisi’dir; kendilerinden daha faşist bir parti Türkiye’ye gelmemiştir, yoktur. Partimize yönelik ‘Irkçı bir kliğin etkisi altındadır’ ifadesi kullanılmıştır. Bakın, burada HDP’den daha ırkçı ve faşist bir parti yoktur” ifadelerini kullandı.

HDP milletvekili Serpil Kemalbay, “Aynaya bakın, aynaya”; Erol Katırcıoğlu ise “Bu kadar provokatif konuşmayın” diyerek tepki gösterdi.

“Muş’un konuşması faşist rejim inşasının kabulüdür”

Yeniden söz isteyen Tülay Hatımoğulları, “Sayın Muş’un bütün konuşması faşist bir rejimin inşasının kabulüdür, reddi değildir. Demin tedrisattan bahsettik, ‘faşizm’ kavramının dönüp ne olduğuna bakmak gerekiyor demek ki; öneriyorum, bakılsın. ‘Halkın sırtından sopayı eksik etmemek’ ifadesini yanlış bulduğunu söyledi. İşçiler, emekçiler ‘Ben ücretimi istiyorum’ dediği için gazlanıyor, sopalanıyor, coplanıyor, kalkanlarla insanlar itilip kakılıyor” dedi.

Cezaevlerinde hak ihlalleri yaşandığına dair raporlar olduğunu dile getiren Hatımoğulları, “Ayakta sayım vermedikleri için insanlar darp ediliyor. Bu işkence değil de nedir? İnsanlar açlıktan, susuzluktan kırılmışken ‘OHAL kalksın’ diye TÜSİAD rapor yayınladığında; dönülüyor, TÜSİAD’a şöyle deniyor: ‘Biz sizler için OHAL’i tutuyoruz’, ‘OHAL olmasaydı şu an işçiler greve giderdi ve sizin başınıza bela olurlardı’ diye TÜSİAD’ı ikna etmeye çalıştınız. Bu, faşizmi değil de nedir, ben sizlere soruyorum” ifadelerini kullandı.

“Cumartesi Anneleri’ne paçoz demedim”

Söz alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Cumartesi Anneleri konusunda ise -siz daha takip ediyorsunuz Kandil’in mesajlarını- Mustafa Karasu’nun evet, ‘Siz Cumartesi Anneleri meselesine sahip çıkmazsanız Türkiye’deki direnişi artıramayız’ diye o ve ona benzer onlarca, yüzlerce mesajla birlikte 700’üncü toplantısını anneleri istismar ederek bir terör örgütü provasına döndürmek isteyenlere devletin müsaade etmesini kimse beklemesin” dedi.

Soylu’nun sözlerine HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, “Yalan söylüyorsun” diye karşılık verince, TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop “Müdahale etmeyelim” dedi.

Cumartesi Anneleri için “paçoz” ifadesini kullanmadığını belirten Soylu, “Yalan söyleyen ben değilim, yalan söyleyen sizsiniz çünkü ben Cumartesi Anneleri’ne ‘paçoz’ diye bir söz söylemedim, o siyasi kolu olduğunuz PKK terör örgütüne ‘paçoz’ dedim, bunu da söyleyeyim” şeklinde konuştu.

“CHP, DHKP-C ile arasına mesafe koymalı”

Soylu, CHP’ye “DHKP-C’yle aranıza mesafe koyun” dediğini hatırlatınca CHP sıralarından tepkiler yükseldi. Konuşmasına devam eden Soylu, şunları söyledi:

“Genel Başkan yardımcınız geldi kendisine meselelerin ne olduğunu anlatmaya çalıştım, çok duyarlı bir şekilde ‘Siz merak etmeyin, bunu Sayın Genel Başkanımıza da izah edeceğiz, bu konuda gerekli tedbirleri alacağız’ dedi. Ondan sonra, bugün gelinen durumu söyleyeyim. Sizin de beraber olduğunuz, aynı sivil toplum örgütü çatısı altındaki 2-3 tane sivil toplum örgütüne DHKP-C çökmeye çalıştı, yine biz müdahale ettik. Terör örgütü ile bir siyasi partinin arasına mesafe koymasını ve onun talimatlarıyla beraber hareket etmemesini buradan dillendirmeniz gerekir. Bu ülke -aynen söylediğiniz gibi- hepimizin ülkesidir ama şu meşruiyet terör örgütüne güç verir Sayın Altay.”

“CHP’yi terörle ilişkilendirmek aymazlıktır”

Söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Ben Sayın Bakan’dan şunu da isterdim. ‘Ya, Engin Bey, PKK’yı saydın, DAEŞ’i saydın, FETÖ’yü saydın, DHKP-C’yi niye saymadın?’ dedi, öyle anladım. DHKP-C’yi nereden çıkardınız? Ben demin DHKP-C’yi saymadığım için siz DHKP-C’yle aranıza bir mesafe koymuyorsunuz gibi anladım” dedi.

Soylu ise “Hayır, hayır demedim. Bundan bir buçuk yıl önce bu Meclis çatısı altında konuşulan ve terör örgütleriyle aranıza mesafe koymanın nasıl bir süreç olduğunu size bir kez daha hatırlatmak için söyledim” karşılığını verdi.

Soylu’nun sözlerini eleştiren Altay, şöyle devam etti:

“Sayın Genel Başkanımız Artvin’de PKK tarafından, adalet yürüyüşünde de DAEŞ yalnız kurt operasyonu kapsamında suikasta maruz kaldı. Sayın Erdoğan da Marmaris’te suikasta maruz kaldı. O darbe sadece Erdoğan’a değildi tabii ama. Şimdi soruyorum: Bu terör örgütleri -AK Parti’yi olsun diye söylemiyorum- AK Parti’yi, HDP’yi, MHP’yi, İYİ Parti’yi bırakıp da niye CHP Genel Başkanına suikast yapmak isterler? Ve böyle bir tablo içinde CHP’yi terörle ilişkilendirmek en hafif tabiriyle aymazlıktır.”