Teamülleri zorlamak!

Orkun GÖDEK
Orkun GÖDEK Bakış Açısı

“Teamül” kelimesini Türk Dil Kurumu (TDK), 1-Bir yerde öteden beri olagelen davranış, 2- Tepkime, 3-İş, davranış anlamlarında açıklıyor. Yukarıdaki başlıkta benim kullanma nedenim ilk sıradaki anlamından dolayı.

Geride bıraktığımız hafta içerisinde global risk iştahı ve fiyatlama davranışlarında önceki ezberlere göre ters eğilimler gözlendi. ABD Başkanı Trump’ın Çin’e yönelik ek 200 milyar dolarlık ve kademeli bir şekilde artacak olan yüzde 10 ve yüzde 25’lik vergi tarifesi uygulama kararını piyasa işlemcileri negatif algılamadı. Genel eğilim, son dönem içerisinde olduğu şekilde Amerikan dolarının zayıflaması şeklinde olurken, tahvil faizlerindeki yükselişin devam etmesi, üstelik bu eğilimi de genele yayarak göstermesi ters ayakta yakalanmanın ilk kademesi oldu. Ana tema hafta boyunca “zayıf Amerikan doları-yüksek tahvil faizleri-değerlenen hisse senetleri” şeklinde gerçekleşti. Öyle ki, dolar endeksi 95’li seviyelerde denge arayışına girdiği dönemi aşağı yönde kırarak 94 seviyesinin de aşağısını test etme boyutuna taşıdı. Tahvil cephesinde yüzde 2.8-yüzde 2.9 bandındaki uzun ve sessiz sıkışmanın bir yönde kırılacağı aşikardı ancak hareketin karşılık tarife adımlarının atıldığı döneme denk gelmesi çoğu kesimde beklentiler içerisinde değildi. Kapanış bazında 17 Mayıs tarihinde görülen yüzde 3.11’in üzeri olmazken, birkaç denemenin seans işlemlerinde yaşandığının altını çizmekte fayda var. Olur da kırılım gündeme gelir, üzerine de kapanış görürsek bir sonraki aşama yüzde 3.30 bölgesini tartışmak olacaktır.
Gelecek hafta içerisinde Fed’in Eylül toplantısını takip edeceğiz. Faiz artırımı konusunda piyasada tam ikna söz konusu. Üstelik gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik olumsuz algı da kısmen dinmiş durumda. Oyun değiştirici iki faktör TCMB’nin kimi beklentilerin üzerinde politika ayarlaması yapması ve Rusya Merkez Bankası’nın beklenmedik şekilde 4 yıllık faiz indirim döngüsünü ters yönde kırması oldu. Gelişmiş ülke varlıklarındaki pozitif fiyatlama trenine sınırlı da olsa GOÜ grubunun da binme çabası haftanın tamamında teamüllerin ne ölçekte zorlandığı sorusuna yanıt aramıza neden oldu.

Dışarıda bunlar olup biterken içeride ana gündem eski adıyla Orta Vadeli Program (OVP), yeni adıyla Yeni Ekonomi Programı (YEP) oldu. Artık elimizde 2019-2021 döneminde Ankara’nın ekonomiyi nasıl bir rotada tutacağına dair resmi bir belge var. Buna göre, büyümede bir miktar ivme kaybı-dengelenme yaşanması için seçilen yıl yüzde 2.3’lük beklenti ile 2019 oluyor. Enflasyon cephesinde 2020’nin sonuna dek tek hane beklenmezken, 2019’da 60 milyar lira tasarruf öngörülüyor. Açıklanan yeni programın özellikle büyüme ve enflasyon tahminlerinde piyasa beklentileri ile aynı noktaya yaklaştığını söylemek mümkün. Tasarrufa gidilmesi zaten bir süredir hem beklenen hem de ifade edilen bir durumdu. Yatırımcılar bir miktar daha detay görmek ister miydi? Evet, ancak genel yaklaşımın olumsuz olmaması şu an için iyi. Bundan sonrası ise icraata ne kadarının döküleceğini içeriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
ECB hamleleri ve riskler 14 Eylül 2019
GOÜ heyecanı her yerde 07 Eylül 2019
Beklemekle oluyor mu? 17 Ağustos 2019