Samed Karagöz

Samed Karagöz

samedkaragoz@gmail.com

Tüm Yazıları

Trafik kazası neticesi aramızdan ayrılan Türkiye’nin önde gelen münevverlerinden Haluk Dursun’un 4. Tarihi Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni’nde yaptığı konuşması kulaklara küpe olması gereken tespitler ve önerilerle doluydu. İnternetten bulup izlemenizi tavsiye ederim

Türkiye’nin önde gelen münevverlerinden Haluk Dursun Hocamız trafik kazası neticesinde bu dünyadan ayrıldı. Vefatı üzerine konvansiyonel ve sosyal medyada yazılanları birçoğunuz görmüştür. Benim için yıllar önce Topkapı Sarayı’ndaki makam odasını kumrulara terk ederken gösterdiği incelikle hatırlayacağım abidevi bir şahsiyet olarak kalacak.

Haberin Devamı

Vefat ettiği gün Türkiye Yazarlar Birliği öncülüğünde kaymakamlık, belediye, Muş Alparslan Üniversitesi desteğiyle hazırlanan 4. Tarihi Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni’nde yaptığı konuşması ise kulaklara küpe olması gereken tespitler ve önerilerle doluydu. Bu konuşmayı internetten bulup izlemenizi tavsiye ederim. Dicle Üniversitesi’nde “Siz Dicle’siz bir tarihçisiniz” eleştirisine verdiği “Siz Dicle’nin kuzularısınız ve siz Dicle’nin kuzuları bize emanetsiniz. Haklısınız geç kaldık bu emanete sahip olmakta ama bundan sonra sizinle hep beraber olacağız ve bu bölgede Dicle’nin, Murat’ın, Karasu’nun, Zap Suyu’nun, Aras’ın kuzularını çakallara kaptırmayacağız” cevabı çok mühim.

HALUK DURSUN HOCA’NIN ARDINDAN

Sohbet ağırlıklı mekanlar

“Ömer Seyfettin’in ‘Pembe İncili Kaftan’ını da mutlaka okumak lazım. Ömer Seyfettin’siz de bu heyecanın, kendi kültürümüzün eksik kalacağı kanaatini taşıyorum. Ben Feridun Fazıl Tülbentçi’ye de yetiştim. Bir de bu işin söz ve sohbet ustaları var. Eşref Şefik vardı mesela. Bunlardan tarih dinlemek ayrı bir keyifti, akademik kürsülerden dinlemenin dışında çok büyük bir alternatif tarih kültürü ortaya koyuyordu. Biz millet kıraathanelerini kurduk. Şu anda bana göre yapmamız gereken, sohbet ağırlıklı mekanlar kurulmasıdır.”

İnsan ölür kalır eseri

Hoca’yla tanışamamış olanlar onun kitaplarına başvurabilirler. Anılarına yer verdiği “İncir Çekirdeği Hereke’den Çıktım Yola” (Timaş), “Nil’den Tuna’ya Osmanlı”da [Timaş] ise iki büyük nehrin iki ayrı medeniyet, iki ayrı coğrafya, iki ayrı uç gibi değerlendirdiği gezi notlarından oluşuyor. “Osmanlı Coğrafyasına Yolculuk”ta[Timaş] ise üç kıtada unutulan Osmanlı eserlerini bize hatırlatıyor. Benim en sevdiğim ise “İstanbul’da Yaşam Sanatı” [Timaş]. Geçmişe sığınmadan, bugünde yaşayarak ama geçmişi de bilerek İstanbul’da nasıl yaşayabileceğimizi, “Ele geçmezse eğer sevdiğimiz/Çare ne? Eldekini sevmeliyiz” diyerek 100 yıldır bambaşka bir çehreye kavuşan İstanbul’da nasıl gezebileceğimizi anlatan adeta bir gezi rehberi. 

Haberin Devamı

Son olarak Haluk Dursun Hocamız’ın, yakın zaman önce vefat eden Emin Işık’ın defin merasiminde “Böyle bir cemaat bizi de uğurlar mı?” dediğini ve Sultanahmet’teki cenaze namazında dostlarının, sevenlerinin ve öğrencilerinin onu bu son yolculuğunda yalnız bırakmadığını belirtmek isterim.

Mekanın cennet olsun Hocam.