Hep söyledim, tekrar söyleyeceğim: Tarım bir ihtisas işidir, Tarım Bakanlığı ise ihtisasın ihtisasları işi.

Tarım; ana kayadan başlayıp, stratosfere kadar, var olan bütün doğal ve ekolojik süreçleri içerir.

Kendi içinde, hatta içinin içinde bir çok disiplin ve branş-alan işidir tarım.

Bitkisel üretimdir, hayvansal üretimdir, gıdadır, iklimdir, ormandır, sudur, topraktır, velhasıl tüm bunların topyekûn ekosistemi, topyekûn uyumluluğudur tarım.

Bitkilerin de, hayvanların da, yetiştirilmesi, bakımı, hastalıkları, tedavisi, koruması, korunması vardır.

Ve insan vardır içinde.

Çünkü bütün bunlar insan içindir.

İnsan müdahaleli yani insanın yaptığı bir iştir (kültür anlamında), tarım.

İşte bu yüzden sosyoloji ile psikoloji ile sağlık ile ekonomi ile geçişli, geçişken bir iştir, tarım.

Veteriner hizmetleri ile doğrudan sağlık işidir; kırsal alan yaşamı ile sosyoloji ile psikoloji ile ilişkilidir.

Yani kendi içinde alt çoklu disiplinli, dışında ise çoklu disipliner bir iştir, tarım.

Öyle basit, söylemsel, magazinel, sadece sayısal, sadece karşılaştırmalı bir iş değildir, tarım.

Tarihseldir, birikimseldir, kamusaldır, yönetim erk'i ile doğrudan ilgilidir tarım.

Amerika kıtasında, coğrafya ve etkin mekanizasyonun; Avrupa kıtasında feodal kültürden, aristokrasiden, burjuvaziden, serf'lerden beslenerek, ticareti; ticaret ile at başı sanayiyi üreten yapıdır tarım. Anadolu ve Mezopotamya'nın ise kadim, stabil kültürüdür. Aynı şekilde Asya'nın da.

Anlayacağınız, benzer- benzemez süreçlerdir. Kıyaslansa bile kıyas götürmez süreçlerdir. İnsanın, olduğu yerin çoklu koşullarına göre geliştirdiği ve geliştiği iştir, tarım.

Ne Türkiye Hollanda'dır; ne Hollanda Türkiye'dir. Olması da olacağı da mümkün değildir.

Her yerin kendi gerçekleri ve kendi çoklu koşulları belirleyicidir. Türkiye'nin deniz ya da okyanus üzerinde tarım yapmaya, ya da, onca büyük yatırımları yapmaya ihtiyacı da, gereği de yoktur.

Tıpkı dikey tarım gibi. Tıpkı organik tarım gibi.

*

Kişilere, kişiliklere de bağımlı değildir, tarım.

Bir sistem ve zihniyet sürecidir.

Tarım ihtisasının içinden gelen, çoklu alt disiplinlerden beslenen, dış disiplinleri algılayabilen yöneticilere, sivil toplum önderlerine, kanaat önderlerine, organik aydınlara ihtiyacı vardır, tarımın.

Elbette bunun ana kaynağı siyasaldır: Uygulama erk'i ise siyasettir.

Siyasal alan tarımı bu çoklu disipliner, ciddi, süreklilik gerektiren bir ihtisas alanı olarak görüp önemsemedikçe; siyaset erk'i, buna göre kamusal ve toplumsal organizasyonu kurgulamadıkça, alleme-i cihan bile gelse, biz bir arpa boyu ileri gidemeyiz.

Yani, boşuna Tarım Bakanlarını değiştirip durmayın.

Ergin KAHVECİ

16.09.2019

Köşe Adı: KIRMIZI KALEM