1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Cumhuriyet duruşmasından tahliye çıkmadı

16 Mart 2018

Silivri’de görülmeye devam edilen Cumhuriyet davasında gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve diğer tutuklu sanık Ahmet Kemal Aydoğdu'nun tutukluluğunun devamına karar verildi.

https://p.dw.com/p/2uToB
Türkei Proteste gegen Verhaftungen - Zeitung Cumhuriyet, Istanbul
Fotoğraf: picture-alliance/abaca/Depo Photos

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 sanığın yargılandığı davaya bugün devam edildi. Silivri'de görülen duruşmada tutuksuz yargılanan sanıkların yanı sıra, tutuklu bulunan Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay hazır bulundu. Silivri'de görülen duruşmayı CHP Milletvekilleri Umut Oran, Tuncay Özkan, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Eren Erdem ile HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun yanı sıra, Uluslararası PEN Kulübü üyeleri de takip etti. 

Davanın bugün görülen yedinci duruşmasında savcı, dört saat boyunca esasa yönelik mütalaasını okudu. Mütalaada, "Cumhuriyet gazetesinin basın özgürlüğü ile bağdaşmayan ve terör örgütleri hakkında manipülatif yayınlar yaptığı, gazetenin Cumhuriyet Vakfı seçimleri ile yayın politikası değişikliğine gidilmesinde ilk adımın atıldığı ve vakıf yönetiminin bu yayın politikası değişikliği için dizayn edildiği" iddia edildi. 

"Terör örgütlerini sevimli ve meşru gösterdi”

Ayrıca mütalaada, "değişen yayın politikasının gazetenin kuruluş felsefesinin aksi yönünde olduğu, yayımlanan haber ve yazılarla yanlış ve gerçek dışı algı yaratıldığı, terör örgütlerinin Cumhuriyet gazetesini araç olarak kullandığı" öne sürüldü. Savcı mütalaasında, "gazetenin terör örgütlerinin şiddet çağrılarına yer verdiğini, terör örgütlerini 'sevimli ve meşru' gösterdiğini, gazetede yayımlanan haber ve yazılarda seçme, ekleme ve çıkarma yapılarak gerçeklerin çarpıtılmasının basın özgürlüğü ile açıklanamayacağını, gazetenin subjektif ve taraflı yayın yaptığını" da savundu.

Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay
Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın AtalayFotoğraf: Cumhuriyet/Vedat Arik

"Gazetenin çizgisi ansızın değişti”

Gazetenin çizgisinin ansızın değişmesinin "Cumhuriyet'in proje dahilinde değiştirildiğinin" göstergesi olduğunun belirtildiği mütalaada, Cumhuriyet yazarı Ayşe Yıldırım'ın PKK lideri Cemil Bayık röportajının terör örgütünü öven not ve izlenimler içerdiği, "Yurtta Savaş, Dünyada Savaş” manşetinin 15 Temmuz darbe girişiminde ismi geçen "Yurtta Sulh Konseyi” ile isim benzerliğinin dikkat çekici olduğu, "Eksik Demokrasi” manşetinin haberin veriliş amacının dışına çıktığı savunuldu. Geçen hafta yapılan duruşmada tahliye edilen Cumhuriyet muhabiri Ahmet Şık'ın savcı Mehmet Selim Kiraz'ı öldüren DHKP-C üyeleri ile yaptığı röportajda "terörist” ifadesinin kullanılmadığı ve Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarında devlet ve güvenlik güçleri için "katil” ve "mafya” gibi kelimeler kullandığı da mütalaada yer aldı. Gazetenin manşete çektiği haberler ve yayımladığı yazılar ile "masumane gazetecilik faaliyeti” yürütmediği ve söz konusu haberler konusunda basın özgürlüğünden bahsetmenin mümkün olmadığı da iddia edildi. 

Kavala ile görüşme de mütalaada 

Sivil toplum alanında çalışmalarıyla bilinen ve şu an tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ile Cumhuriyet yazarı Aydın Engin arasındaki WhatsApp görüşmeleri de mütalaaya konu oldu. Savcı, "Bu mesaj içeriklerine göre kimseden maddi destek almadıklarına yönelik beyanlarının aksine, Engin'in Avrupa Birliği fonları ya da sivil toplum kuruluşlarından fon aradığı anlaşılıyor” diyerek, bu durumda gazetenin bağımsız ve özgür olduğu iddiasının tartışmaya açık olduğunu belirtti. Mütalaada, Cumhuriyet gazetesinin PKK, KCK, DHKP-C ve FETÖ/PDY'ye destek olacak şekilde yayın faaliyeti yürüttüğü öne sürüldü. 

15 yıla kadar hapis cezası istemi 

Savcı, Ahmet Şık, Akın Atalay, Hikmet Çetinkaya, Orhan Erinç, Önder Çelik, Musa Kart, Mustafa Kemal Güngör, Hakan Kara, Güray Öz, Bülent Utku, Aydın Engin, Kadri Gürsel ve Murat Sabuncu hakkında  "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım” suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Mütalaada aynı zamanda, Atalay, Orhan Erinç, Önder Çelik, Hakan Kara, Musa Kart, Turhan Günay, Hikmet Çetinkaya, Mustafa Kemal Güngör, Güray Öz ve Bülent Utku hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak” suçlamasından beraat istedi. 

Bir önceki duruşmada tahliye edilen gazeteciler Ahmet Şık ve Murat Sabuncu, tutuklu yargılanan Atalay'ın doğumgününde Cumhuriyet gazetesini ziyaret etmişti.
Bir önceki duruşmada tahliye edilen gazeteciler Ahmet Şık ve Murat Sabuncu, tutuklu yargılanan Atalay'ın doğumgününde Cumhuriyet gazetesini ziyaret etmişti.Fotoğraf: DW/B. Karakas

Savcı, Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, muhasebe müdürü Günseli Özaltay ve eski muhasebe müdürü Bülent Yener hakkında ise "örgüte üye olmamakla beraber örgüte yardım” suçlamasından beraat talep etti. Böylece bu üç kişi hakkında tüm suçlamalardan beraat istenmiş oldu. 

Ayrıca, gazetenin muhasebe çalışanı Emre İper'in örgüt propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istendi. Savcı ayrıca, tutuklu sanıklar Akın Atalay ile Ahmet Kemal Aydoğdu'nun tutukluluk halinin devamını talep etti. 

"Mütalaa iddianamenin birebir tekrarı”

Mütalaanın okunmasının ardından söz alan tutuklu sanık avukat Akın Atalay, mütalaanın temel özelliğinin iddianamenin birebir tekrarı olması olduğunu belirtti. Atalay, Avrupa Birliği fonlarının suçlamaya konu edilmesini eleştirerek, "Türkiye'de yargıç ve savcıların yüzde 80'i Avrupa Birliği fonları ile eğitim alıyorlar. Onlar bağımsızlığını yitirmiş mi oluyorlar?” dedi. Atalay ayrıca, gazetenin yayın politikası ile ilgili suçlamalara da değinerek, "Adliyemiz bırakmış suçu, gazetenin yayın politikası ile ilgileniyor. Farzı mahal değişmiş olsun, bundan sana ne? Bu seni neden ilgilendirsin?” diye konuştu. Avukat Atalay, mahkeme heyetinin kendilerine yöneltilen terör suçlamaları hakkında, "Ne yapmışız da suç işlemişiz? Hangi davranışımız buna temel oluşturmuş” diye sordu. Akın Atalay, Cumhuriyet gazetesinin gurur duyduğu editoryal bağımsızlığın savcılık tarafından suçlama nedeni yapıldığını da sözlerine ekledi.

"Vicdanımızı rahatsız ediyor”

Avukat Duygun Yarsuvat, Akın Atalay'ın tutuklululuk halinin devam etmesine yönelik talep hakkında, "Bir haftada hiçbir şey değişmedi. Dosyaya yeni delil gelmedi. Akın'ın kalmış olması terazinin bir kefesinin ağır gelmesi. Bizim vicdanımızı rahatsız ediyor” dedi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanıklar Akın Atalay ve Ahmet Kemal Aydoğdu'nun tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Davanın görülmesine, 24, 25, 26 ve 27 Nisan 2018 tarihlerinde Silivri'de devam edilecek.

Burcu Karakaş / İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe