Berke Merter o gün sel felaketleri için uyarmış, çözüm önerisi sunmuştu

CHP’li eski belediye meclis üyesi M.Berke Merter, 2017’de 'Sel felaketlerine hazır mıyız?' başlıklı önergesiyle İBB Meclisi’ne; dikkat çeken bir sistemi sunmuştu. Son günlerde ölümlerle de sonuçlanan ülke çapındaki sel felaketleri, Merter’in uyarılarındaki haklılık payını bir kez daha ortaya koydu.

Berke Merter o gün sel felaketleri için uyarmış, çözüm önerisi sunmuştu

CHP’li eski belediye meclis üyesi M.Berke Merter, 2017’de 'Sel felaketlerine hazır mıyız?' başlıklı önergesiyle İBB Meclisi’ne; dikkat çeken bir sistemi sunmuştu. Son günlerde ölümlerle de sonuçlanan ülke çapındaki sel felaketleri, Merter’in uyarılarındaki haklılık payını bir kez daha ortaya koydu.

Berke Merter o gün sel felaketleri için uyarmış, çözüm önerisi sunmuştu
23 Ağustos 2019 - 21:11
Reklam

Son günlerde İstanbul’da ve ülke genelinde yaşanan ve yer yer ölümlere neden olan sel felaketleri ile su baskınları, bir kez daha CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski Meclis Üyesi Mehmet Berke Merter’in o önergesini akıllara getirdi. 

Bahçelievler Belediyesi’nde de geçmiş dönemde belediye meclis üyeliği yapan Berke Merter, 2017 Kasım ayında İBB meclisine verdiği önergeyle; gelecekteki sel felaketleri hakkında uyarmış, bir an önce önlemler alınması için dünyadan örnekler vermişti. Kentsel dönüşümün bilinçsiz yapıldığını ve dere yataklarında kentleşme yaşandığını belirten Merter’in o gün sarf ettiği, “İnsanoğlu, doğayla girdiği savaşlardan hiçbirini henüz kazanmamıştır” sözü ise dikkat çekmişti. 

O dönem AK Parti’nin yönetimindeki İBB’ye olası sel felaketleri için ne gibi önlemler alındığını soran Merter, kentsel dönüşümün binaların tek tek yıkılarak yenilenmesiyle değil, ada bazında yapılmasını ve böylelikle altyapının uygun hale getirilebileceğini vurgulamış, “Son dönemlerde sel korkusundan, yağmur yağmasından korkar olduk. Çünkü yıllarca meydana getirdiğimiz beton şehirlerin içinde boğuluyoruz. Neden mi? Önce nefes aldığımız ağaçları kestik daha fazla bina dikebilmek için, yetmedi deniz kenarlarını doldurduk, dereleri ıslah edip çok güzel siteler yaptık. Zengin olduk sandık, büyüdük geliştik güya. Çok güzel metrolar yaptık, şehirleşme tamam dedik ama son yaşanan yağmurlarda sel sularından giremedik o metrolara” sözleriyle konunun altını çizmişti.

DOĞAYLA GİRİLEN HİÇBİR SAVAŞ KAZANILMADI
Verdiği önergede; yeşil alanların imara açıldığını ve dere yataklarına kentleşme yapıldığını belirterek tepki gösteren Merter, “Uzun vade de baktığımızda; İnsanoğlu doğayla girdiği savaşlardan hiç birini henüz kazanmamıştır. Amacınız ne olursa olsun, doğa aldığı şeyi çarparak size daha fazlasını iade ediyor. Buğday ekerseniz, ekmek yiyorsunuz. Ağaç dikerseniz, Meyva yiyorsunuz. GDO’lu tohum saçarsanız, hasta oluyorsunuz. Dere yataklarına kentleşme yaparsanız, selde ölüyorsunuz. Doğanın matematiği; sanılanın aksine aslında bu kadar basit” ifadelerini kullanmıştı.

İBB’YE TOKYO VE NEW YORK’TAN ÖRNEKLER…
Yaşanan sel felaketlerinin ekonomiye olan katkısına da değinen Merter, 2009’daki felakette; mal kaybı ve hasarın 30 trilyon liranın üzerinde olduğunu, sigorta hasarının ise1 milyar doları bulduğunu kaydetmişti. O gün dünyadan da örnekler veren Merter, “Tokyo bir mühendislik harikası olarak dünyanın en sofistike sel önleme sistemini kurmuştur. ‘Shutoken Gaikaku Hōsuiro’ ya da İngilizce kısaltmasıyla G-Cans adındaki yapılar, dünyanın en büyük sel önleme sistemidir. 15 yılık inşaat süresiyle 2 milyar Euro'ya mal olan bir proje. Sistem, 32 metre çapında ve 65 metre yüksekliğinde 5 tane dehliz şaftının, yerin 50 metre altında giden 6.5 km’lik tünellerle birbirine bağlanmasıyla oluşuyor. G-Cans’in ‘yeraltı tapınağı’ adı verilen ana yağmursuyu deposu 177 m uzunluğunda, 78 m genişliğinde ve 25 m yüksekliğindedir. Depoda her biri 500 ton gelen 59 tane kolon bulunuyor. Bu kolonlar 10MW gücünde bir pompaya bağlı olarak saniyede 200 ton suyu Edogawa nehrine deşarj edebilecek kapasitede. Kanallar içinde toplam 44 milyon litre su hareket ediyor. Tokyo afet yönetim merkezine göre, Tokyo’da 3 gün boyunca toplam 550 mm’lik bir yağış düşmesi halinde Arakawa nehrinde yaşanacak taşkın ile 97 metro istasyonda su baskınları yaşanma ihtimali var. 200 yılda bir olabilecek böyle bir afet durumunda, G-Cans projesi ile böyle bir felaketin önüne geçilebilecek” şeklinde sistemi anlatmıştı.

OLAYA ‘ALLAH’TAN GELDİ’ DİYE BAKAMAYIZ
Kötü hava koşullarından insanların toplu taşımaya yönlendirildiğini ancak son yaşananlarda metroları da su bastığını da hatırlatan Merter, önergesinde; “Daha düşük maliyetli olarak ta dünyada bazı şehirler yağmur suların çatılardan toplanıp depolanmasını ve kullanılmasını teşvik ettiğini hatırlatmak isteriz. Böylece şebekeye hem daha az yüklenilmiş, hem de su havzaları daha az yorulmuş oluyor. Ayrıca ölümlere de sebebiyet verebilecek bu durumlarda önlem için metro girişlerine yüksek bir set yapılabilir ya da New York’da uygulanan metro tünellerini sel suyundan koruyabilmek için şişirilebilir tıkaçlar kullanılabilir ve metro yaya girişlerine su sızmaz şeklinde kapatma sistemleri konulabilir. Doğal afetler karşısında ‘Allah’tan geldi’ diyerek, insanoğluna verilen aklı görmezden gelerek, yaşanılan kayıplara hep bir başkasını suçlayarak sırf ceplerimizi doldurmak için yarını düşünmeden doğa ile savaşımıza devam edersek bir gün mutlaka kaybedeceğiz” açıklamalarına yer vermişti. >365/Haber Merkezi


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum